İstinaf Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi

Esas Numarası: 2019/807
Karar Numarası: 2020/165
Karar Tarihi: 04.02.2020

İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı müdafii tarafından İstinaf kanun yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelenip görüşüldü;

İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.  

Sanık hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianame ile başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve kişisel verileri, hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak suçlarından 5237 sayılı TCK 136/1, 53/1, 245/1 ve 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle  açılan kamu davasında ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda sanığın kişisel verileri, hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak suçundan cezalandırılmasına karar verilip verilen hükmün 5 yıl süre ile geri bırakılmasına karar verildiği, banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan ise cezalandırılmasına karar verildiği, sanık tarafından özetle; Verilen kararın usul ve yasaya uygun olmadığından  bahisle yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmakla,

Münhasıran Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçu yönünden dosya incelendi.

İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında sanık hakkında Anayasa Mahkemesinin TCK.nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararında 5237 sayılı TCK 53/1-b maddesinin tamamının iptal edilmemiş olmasına rağmen ilk derece mahkemesinin sanık hakkında verdiği mahkumiyet kararlarında 5237 sayılı TCK 53/1-b maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmemiş olması hususunun hukuka aykırı olduğu, ancak bu hususun infaza ilişkin bulunduğu ve sanık lehine kazanılmış hak teşkil etmeyeceği,  anılan hukuka aykırılığın, düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararının hüküm fıkrasının B bendinin (5) numaralı paragrafının hükümden çıkarılarak yerine gelmek üzere “Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetinin sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin TCK.nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının gözetilmek suretiyle  5237 sayılı TCK.nın 53/1.maddesinde belirtilen haklardan  YOKSUN BIRAKILMASINA, aynı maddenin 2 ve 3 fıkrası uyarınca 1-c bendindeki hak yoksunluğunun şartlı tahliye tarihine kadar, diğer hak yoksunluklarının cezanın infazı tamamlanıncaya kadar UYGULANMASINA,” paragrafının eklenmek suretiyle;

Yapılan yargılamaya, karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye göre verilen hükümde yapılan düzeltme dışında bir  isabetsizlik görülmemiş olduğundan, yapılan düzeltme dışında sanık müdafiinin mücerret istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-d maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,

Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/2-a-h maddesi uyarınca KESİN olarak 04.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Hakkımızda
Ticaret hayatının dijitalleşmeye başlaması ile riskler de dijital ortamdan kaynaklanmış ve veri güvenliği önem kazanmıştır. Bu kapsamda siber saldırıların ve açıkların yanı sıra şirketlere ve kişilere ilişkin verilerin internet ortamında ulaşılabilir olması ile ticaret ve özel hayatın korunması yani veri gizliliği ihtiyaç haline gelmiştir.

DEVAMI

Gizlilik ve Kullanım
Verko İletişim

Ofisim İstanbul İş Merkezi Tugay Yolu Cad. No:20 B Blok Kat:7 D:39 Cevizli / Maltepe / İstanbul

0(216) 418 21 25
0(535) 344 36 32
0(535) 344 36 64

info@verko.com.tr

Open chat