Yargıtay 8. Ceza Dairesi

Esas Numarası: 2017/15706

Karar Numarası: 2018/866

Karar Tarihi: 31.01.2018

Özet: Diğer sanıklarla kart kopyalamak üzere anlaşıp karşılığında menfaat elde ettiği anlaşılan sanığın eyleminin, çalıştığı restauranta gelen kişilere ait kartların manyetik şerit bilgilerini kopyalamak ve şifrelerini elde etmekten ibaret olduğu diğer sanıkların sahte kart üretmek ve bu kartları kullanmak suçlarına iştirak ettiğine dair dosya kapsamında delil bulunmadığı anlaşılmakla, eyleminin TCK.nun 136. maddesinde düzenlenen birden fazla kişiye ait kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hükümler kurulması, hatalıdır. Somut olayda sanıkların başkasına ait kredi kartının manyetik şerit bilgilerini kopyalamak suretiyle elde edilen kart bilgileri ile sahte kredi kartlar üretmek eylemlerinin TCK.nun 245/2, bu kartla değişik zamanlarda nakit para çekmek suretiyle yarar sağlama şeklindeki eylemlerinin ise TCK.nun 245/3 ve 43. maddelerindeki birbirinden bağımsız ayrı ayrı suçları oluşturacağı gözetilmeden, tek suç kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması, doğru değildir. Sanığın mağdur şirketlerden sabit telefon hatları için sahte abonelik sözleşmeleri düzenletmek şeklindeki eylemlerinin, özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki suçu oluşturup oluşturmadığının karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması, doğru değildir.

Dava: Gereği görüşülüp düşünüldü:

Karar: Ev aramasında ele geçen laptop ve A4 kağıtlarında rastlanan kartlardan bir kısmının şifre ile kart bilgileri doğrultusunda sahte kart üretildiğine dair delil mevcut olmadığı anlaşılmakla,bu kart bilgileriyle ilgili olarak sanıklar hakkında TCK.nun 136. maddesinde düzenlenen kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi,mağdurlar …-Türkiye, Anadolu Bankası, …, Barclays Bank PLC london Germany, T.İş Bankası ve şikayetçi Akbank’a yönelik eylemleri sebebiyle sahte kart üretmek ve sahte oluşturulan kartları kullanmak suçlarından zamanaşımı süresince mahallinde işlem yapılması,sanık … hakkında, katılan …’a yönelik dolandırıcılık suçu yanında özel belgede sahtecilik suçundan açılan dava hakkında her zaman karar verilmesi mümkün görülmüş,katılan …, Yapı ve Kredi, Koçbank ile Garanti Bankasına yönelik başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartları üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi banka sayısınca TCK.nun 245/2. maddesinde, sahte banka veya kredi kartlarını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlanması ise banka sayısınca anılan maddenin 3. fıkrasında birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçları oluşturduğu gözetilmeden her iki suçu birlikte değerlendirip sahte üretilen kartları kullanmak suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulması, sanık … hakkında Şekerbank’ın Beylikdüzü ve Kozyatağı şubelerinden aldığı taşıt kredilerinin 11.07.2005 ile 15.02.2006 tarihlerinde banka tarafından sanığa ödendiği,aradan geçen süre dikkate alındığında yenilenen suç kastı ile hareket edildiği,bu sebeple iki ayrı suçun oluştuğu gözetilmeden zincirleme tek suç kabulü,sanık …’in katılan … Kozyatağı şubesinden krediyi alırken noterlik belgesi yanında başka sahte belgeler de ibraz ettiği ve bunlarında davaya konu edildiği dikkate alınmadan sadece noterlik belgesinden cezalandırılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,ev aramasında ele geçen ve bankalarla telefon şirketlerine yönelik dolandırıcılık suçlarının işlenebilmesi için düzenlenen sahte belgeleri kullanmak suçları hakkında ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiş olup tebliğnamedeki 5 numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Hükmolunun cezanın süresi itibariyle kabulünde yasal olanak bulunmayan sanık **** müdafiinin duruşma talebinin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddi ile, dosya üzerinden yapılan incelemede;

I. “Sahte banka veya kredi kartının kötüye kullanılması” suçlarında mağdurun, bilgileri kullanılan sahte kartların ait olduğu bankalar olup, kendisi dışındaki bankalara ait kartlara dair suçlarda, resmi belgede sahtecilik suçunda mağdurun, adına sahte kimlik düzenlenen kişiler olduğu, “Örgüt kurma” suçunun niteliğine göre, ****ın katılma hakkı olmayacağı cihetle, dilekçede belirtilen sanıklara yükletilen suçlardan doğrudan zarar görme olasılığı bulunmayan, bu sebeple açılan davalara katılma ve hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunmayan **** vekilinin, örgüt kurma, resmi belgede sahtecilik,sanık **** hakkında **** dışındaki bankalara yönelik sahte kart üretmek – kullanmak,dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik,sanık … hakkında katılan ****a karşı dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik, Akbank’a yönelik sahte kart üretmek ve sahte oluşturulan kartı kullanmak suçlarından açılmış dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar karşı şikayetçi Akbank adına vekilinin, bu hususa dair hükme karşı,yüzüne karşı usulüne uygun tefhim edilen hükmü, CMUK’un 310. maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süreden sonra 15.08.2014 tarihinde temyiz eden katılan **** ve Kredi Bankası vekilinin temyiz istemlerinin CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,

II. Katılan **** vekilinin sanık **** hakkında kurulan hükme yönelik temyizine gelince:

Mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle sanık hakkında verilen beraat kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan katılan banka vekilinin suçun sabit olduğuna yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA,

III. Sanıklar **** ile **** müdafiilerinin katılanlar ****, Yapı ve Kredi, Koçbank ile Garanti Bankasına yönelik başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte üretilen banka veya kredi kartlarını kullanmak, ev aramasında ele geçen ve sanık **** tarafından katılan ****a (Kozyatağı şubesine) ibraz edilen sahte belgeler yönünden resmi belgede sahtecilik, katılan ****a (Beylikdüzü…Kozyatağı) yönelik sanıklar **** ile **** hakkında dolandırıcılık ,sanık **** hakkında katılan ****a yönelik dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere karşı temyiz itirazlarının incelenmesinde:

Yapılan yargılamaya,dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçların oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanıklar müdafiilerinin sübuta ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

IV. Katılan ****a yönelik sahte kart üretmek ve bu kartı kullanmak, sanık ****in mağdur **** Telekom, Telsim, katılan ****a (Beylikdüzü şubesi), sanık ****in katılan ****a (Beylikdüzü şubesi) karşı özel belgede sahtecilik,sanık ****in mağdur telefon şirketlerini dolandırmak, sanık ****ın sahte kartlar üretmek ve bu kartları kullanmak suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan **** vekili ile sanıklar **** , **** ve **** müdafiilerinin temyizlerinin incelenmesinde:

A) Sanık ****in mağdur **** Telekom, Telsim’e yönelik dolandırıcılık suçu yönünden, sanık hakkında mağdur şirketlere yönelik sahtecilik suçundan dava açıldığının anlaşılması karşısında, sadece açılan davalarla ilgili hükümler kurulması gerekirken, CMK.nun 225. maddesine aykırı şekilde davaya konu edilmeyen dolandırıcılık suçundan da hüküm kurulması,

B) Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;

1) Diğer sanıklarla kart kopyalamak üzere anlaşıp karşılığında menfaat elde ettiği anlaşılan sanığın eyleminin, çalıştığı restauranta gelen kişilere ait kartların manyetik şerit bilgilerini kopyalamak ve şifrelerini elde etmekten ibaret olduğu diğer sanıkların sahte kart üretmek ve bu kartları kullanmak suçlarına iştirak ettiğine dair dosya kapsamında delil bulunmadığı anlaşılmakla,eyleminin TCK.nun 136. maddesinde düzenlenen birden fazla kişiye ait kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hükümler kurulması,

2) Katılan ****a yönelik sanıklar **** ve **** hakkında, başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi 5237 Sayılı K.nun 245/2. maddesinde, sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlanması ise anılan maddenin 3. fıkrasında birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçları oluşturduğu cihetle; somut olayda sanıkların başkasına ait kredi kartının manyetik şerit bilgilerini kopyalamak suretiyle elde edilen kart bilgileri ile sahte kredi kartlar üretmek eylemlerinin TCK.nun 245/2, bu kartla değişik zamanlarda nakit para çekmek suretiyle yarar sağlama şeklindeki eylemlerinin ise TCK.nun 245/3 ve 43. maddelerindeki birbirinden bağımsız ayrı ayrı suçları oluşturacağı gözetilmeden, tek suç kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

3) Sanıklar **** ile **** tarafından katılan **** Beylikdüzü şubesine ibraz edilen sahte belgeler arasında Büyükçekmece 5. Noterliğinde düzenlendiği anlaşılan kati taşıt satış sözleşmesinin ve eki belgelerin sahteliğinden bahisle dava açıldığı ve eyleminin TCK.nun 204/1…3 maddeleri kapsamında kalacağı gözetilmeden özel belgede sahtecilik suçundan karar verilmesi,

4) 10.11.2008 gün ve 27050 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ve yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 2. fıkrasındaki “işletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı bilgi verilmez” hükmü karşısında; sanık …’in mağdurlar Telsim ve Türk Telekom şirketlerinden sabit telefon hatları için sahte abonelik sözleşmeleri düzenletmek şeklindeki eylemlerinin, özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki suçu oluşturup oluşturmadığının karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması,

Sonuç: Yasaya aykırı, katılan banka vekili ile sanıklar ****, **** ve **** müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri gereğince BOZULMASINA, IV. bölüm B…1 ve 3.bentleri yönünden kazanılmış hakların saklı tutulmasına, 31.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Hakkımızda
Ticaret hayatının dijitalleşmeye başlaması ile riskler de dijital ortamdan kaynaklanmış ve veri güvenliği önem kazanmıştır. Bu kapsamda siber saldırıların ve açıkların yanı sıra şirketlere ve kişilere ilişkin verilerin internet ortamında ulaşılabilir olması ile ticaret ve özel hayatın korunması yani veri gizliliği ihtiyaç haline gelmiştir.

DEVAMI

Gizlilik ve Kullanım
Verko İletişim

Ofisim İstanbul İş Merkezi Tugay Yolu Cad. No:20 B Blok Kat:7 D:39 Cevizli / Maltepe / İstanbul

0(216) 418 21 25
0(535) 344 36 32
0(535) 344 36 64

info@verko.com.tr

Open chat