Danıştay 2. Daire

Esas Numarası: 2016/9742
Karar Numarası: 2019/7327
Karar Tarihi: 18.12.2019

İstemin Konusu: Ankara 4. İdare Mahkemesi’nce verilen 14.01.2016 günlü, E:2014/1612; K:2016/50 sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Yargılama Süreci

Dava Konusu İstem: Davacı tarafından, bilgi edinme hakkının engellendiğinden bahisle (Mülga) Başbakanlık Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu Başkan ve Üyeleri hakkında yapılan şikayetin reddine ilişkin Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nun 28.08.2013 günlü, 2013/55 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 4. İdare Mahkemesi’nin temyize konu kararıyla; davacının İzmir ili, Konak Belediye Başkanlığı’na yaptığı bilgi edinme başvurularının, anılan Belediye Başkanlığı tarafından, talep edilen bilgilerin istisna kapsamında kaldığı gerekçesiyle reddedildiği, bunun üzerine davacı tarafından Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’na müracaat edilerek söz konusu kararlara itiraz edildiği, Kurul’un 02.05.2013 günlü, 2013/818 sayılı kararı ile itirazın kabul edildiği ve davacının bilgi edinme müracaatında yer alan taleplerin istisnai düzenlemeler kapsamında olmadığı, karşılanması gerektiğine karar verildiği, bu karara karşı da Konak Belediye Başkanlığı tarafından itiraz edilmesi sonucu Kurul’un önceki kararını kaldırdığı ve gerekçesinde “idarenin gereksiz yere meşgul edilmesi, taciz edilmesi ve kamu hizmetinin aksamasına neden olacak şekilde iyi niyetten uzak bir tutumla idareye kamu yararının gereği olmayan bir işyükü yaratılması sonuçlarını doğuracak şekilde açıkça kötüye kullanılmasının 4982 sayılı Kanun’un tesis edilme amacıyla örtüşmeyeceği, ****ün Konak Belediye Başkanlığı’na yaptığı başvuruların bu kapsamda mütalaa edildiği” hususlarına yer verildiği, bu karar üzerine davacının Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu Başkan ve Üyelerinin bilgi edinme haklarını engellediğinden bahisle şikayette bulunduğu, davacı ve Konak Belediye Başkanlığı tarafından Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’na yapılan itirazlar sonucunda Kurulca 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nda yer alan hükümler ile hukukun genel ilkeleri esas alınarak değerlendirmeler yapıldığı, Belediye Başkanlığı başvurusunun da bu kapsamda değerlendirildiği, açıklayıcı ve gerekçeli bir biçimde itirazın kabul edildiği, bu durumda, hakkında inceleme yapılan Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu Başkan ve Üyeleri tarafından etik davranış ilkelerine uyma yükümlüğünün ihlal edildiğinin kabulüne olanak bulunmadığından, anılan kişiler hakkında etik davranış ilkelerine aykırılık yönünden işlem yapılmasına yer olmadığına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.

Temyiz Edenin İddiaları: (Mülga) Başbakanlık Kamu Görevlileri Etik Kurulu tarafından Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri İle Başvuru Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik’te sayılan etik ilkeler yönünden değerlendirme yapılmadığı ve işlem yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, gerek 5176 sayılı Kamu Görevlileri Etik Kurulu Kurulması Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’da gerekse de anılan Yönetmelik’te işlem yapılmasına yer olmadığı şeklinde bir karar türünün tanımlanmadığı; davacının bilgi edinme hakkının süresiz olarak kısıtlandığı; 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nda itiraz hakkının sadece bilgi talebi reddedilen vatandaşa tanındığı, talep edilen bilgilerin istisna kapsamında kaldığı gerekçesiyle bilgi edinme talebinin reddine yönelik kararı kaldırılan Belediye Başkanlığı’nın, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’na başvurma hakkının bulunmadığı; davacının talep ettiği bilgilerin babası **** tarafından da istenildiği ve bahse konu bilgilerin ****e verildiği, bu durumun ayrımcılık olduğu ve söz konusu bilgilerin istisna kapsamında olmadığını ortaya koyduğu; Kamu Görevlileri Etik Kurulu kararında davacı hakkındaki asılsız iddialara yer verildiği ve Belediye Başkanlığı ile ilgili olmadığı halde İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde davacının müşteki ve müdahil olduğu davanın bozmadan önceki kararına Kurul kararında değinildiği, kişisel verilerin gerçek olmadığı halde gerçekmiş gibi işlenmesinin Yönetmelik’in 10. maddesine aykırı olduğu; dava dosyasında davalı idareye ait temsil belgesi bulunmadığı halde avukat vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, Mahkeme kararının temyizen incelenerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Karşı Tarafın Cevabı: Bilgi edinmenin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ile verilmiş bir hak olduğu, bu hakkın kötüye kullanımının hukuken korunamayacağı ve bu durumun 5176 sayılı Kanun’da belirtilen etik ilkeler ile bağdaşmadığı, (Mülga) Başbakanlık Hukuk Hizmetleri Başkanlığı’nın yargılama yılı başında Mahkemelere temsil yönünden yetkili hukuk müşavirlerinin listesini gönderdiği, belirtilen hususlar karşısında, temyiz talebinin reddi gerektiği yolunda cevap verilmiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi: Murat İnci

Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.

Türk Milleti Adına

Karar veren Danıştay İkinci Dairesi’nce; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bilgi ve belgeler de incelenmek suretiyle, 09.07.2018 tarihinde yürürlüğe giren 703 sayılı Anayasa’da yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Karanamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 218. maddesi ile 219. maddesinin 3. fıkrası uyarınca (Mülga) Başbakanlık yerine Cumhurbaşkanlığı hasım konumuna alınarak işin gereği düşünüldü:

Hukuki Değerlendirme

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Karar Sonucu

Açıklanan nedenlerle;

  1. Davacının temyiz isteminin reddine,
  2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine ilişkin Ankara 4. İdare Mahkemesi’nce verilen 14.01.2016 günlü, E:2014/1612, K:2016/50 sayılı kararın ONANMASINA,
  3. Davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden, 143,50 TL temyiz başvuru harcı, 60,80 TL temyiz karar harcı ile temyiz aşamasında kullanılan posta giderlerinin davacıdan tahsili için, kararın kesinleşmesini müteakip, Mahkemesince merciine müzekkere yazılmasına,
  4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
  5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesi, 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay’da karar düzeltme yolu açık olmak üzere 18.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Hakkımızda
Ticaret hayatının dijitalleşmeye başlaması ile riskler de dijital ortamdan kaynaklanmış ve veri güvenliği önem kazanmıştır. Bu kapsamda siber saldırıların ve açıkların yanı sıra şirketlere ve kişilere ilişkin verilerin internet ortamında ulaşılabilir olması ile ticaret ve özel hayatın korunması yani veri gizliliği ihtiyaç haline gelmiştir.

DEVAMI

Gizlilik ve Kullanım
Verko İletişim

Ofisim İstanbul İş Merkezi Tugay Yolu Cad. No:20 B Blok Kat:7 D:39 Cevizli / Maltepe / İstanbul

0(216) 418 21 25
0(535) 344 36 32
0(535) 344 36 64

info@verko.com.tr

Open chat