Anayasa Mahkemesi

Başvuru Numarası: 2014/7244
Karar Tarihi: 12.09.2001

I. Başvurunun Konusu

  1. Başvuru, bir gazetenin internet haber arşivinde erişilebilir durumda olan haber ve yayınlar ile ilgili içeriğin yayından kaldırılması yönündeki talebin reddedilmesinin şeref ve itibarın korunması hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

II. Başvuru Süreci

  1. Başvuru 26.05.2014 tarihinde yapılmıştır.
  2. Başvuru , başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
  3. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
  4. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

III. Olay ve Olgular

  1. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:
  2. Ulusal çapta yayın yapan Yeni Asır gazetesinin 19.04.2001, 17.05.2001 ve 13.10.2001 tarihli nüshalarında bir cinayet olayı ile bu olaya yönelik ceza yargılaması hakkında haber yapılmıştır. Bu haberler söz konusu gazetenin İnternet haber arşivinde erişilebilir durumdadır.
  3. 19.04.2001 tarihli haberde, söz konusu cinayet olayına ilişkin savcılık tarafından hazırlanan iddianame ile ceza davasının ilk duruşmasına yönelik bilgiler aktarılmıştır. İddianamede yer alan zanlı ifadelerinin aktarıldığı habere göre bir devlet hastanesinin eski başhekimi , eşi ile ilişkisi olduğu öne sürülen yeğeni olan başvurucuyu öldürtmek için kiralık katil tutmuş; kiralık katilin başvurucu yerine yanlışlıkla başkasını öldürmesi üzerine başhekim tutuklanmıştır. Haberde, duruşma esnasında yaptığı savunmada başhekimin başvurucunun eşine tacizde bulunduğunu ancak başvurucuyu öldürtmeyi aklından bile geçirmediğini anlattığı belirtilmiştir.
  4. 17.05.2001 tarihli haberde, başvurucunun ikinci duruşmada Mahkeme heyetince alınan beyanı aktarılmıştır. “Kiralık katile öldürtülmek istenen yeğen A**** A****, ilk kez ifade verdi.” başlığıyla yayımlanan haberde, başvurucunun yengesiyle ilgili kendisine yöneltilen iddiaları reddettiği; amcasıyla arasında bir iftiradan kaynaklı olarak husumet oluştuğunu beyan ettiği bildirilmektedir.
  5. 13.10.2001 tarihli haberde yaşanan olay tekrar kısaca anlatılarak Mahkemece yapılan 6. duruşmaya ilişkin bilgilere ve kiralık katil olduğu iddia edilen kişinin savunmasına yer verilmiştir.
  6. Başvurucu, bu haberlerin gazetenin internet haber arşivinde yayımlanmaya devam etmesi nedeniyle şeref ve itibarının zedelendiğini ileri sürerek internet içeriklerine erişimin engellenmesi talebinde bulunmuştur.
  7. Denizli 5. Sulh Ceza Mahkemesi 15.04.2014 tarihinde başvurucunun talebini reddetmiştir. Mahkeme kararının gerekçesinde yazı içeriklerinin haber değeri taşıdığı, başvurucunun kişilik haklarının ihlaline yönelik herhangi bir hakaret ve incitici ibareye yer verilmediği belirtilmiştir.
  8. Başvurucunun bu karara yaptığı itiraz Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.05.2014 tarihli kararı ile reddedilmiştir.
  9. Karar başvurucuya 06.05.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 26.05.2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İlgili Hukuk

  1. Somut başvurunun çözümlenmesinde dayanak alınan tüm ulusal ve uluslararası kaynaklar için C.K. ([GK] B. No: 2014/19685, 15/3/2018, §§ 16-17) ve Ali Kıdık (B. No: 2014/5552, 26.10.2017, §§ 22-29) kararlarına bakılabilir.

V. İnceleme ve Gerekçe

  1. Mahkemenin 12.09.2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

17. Başvurucu, bir cinayet olayına ilişkin ceza yargılaması esnasında alınan sanık savunmalarına dayalı olarak hakkında haber yapıldığını iddia etmiştir. Başvurucu, gerçeği yansıtmayan savunmalara yer veren bu haberlerin ilgili yayın kuruluşunun İnternet sitesinin arşiv bölümlerinde yer almaya devam ettiğini; haber içeriğinin yayından kaldırılması yönündeki taleplerinin yargısal makamlar tarafından reddedilmesi nedeniyle özel hayatın gizliliği ile şeref ve itibarın korunması haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

  1. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18.09.2013, § 16). Başvurucu, hakkında yayımlanan haberlerin internet ortamında yer almaya devam etmesi nedeniyle kişilik haklarının zedelendiğinden
    şikayet etmektedir. Başvurucunun bu şikayeti şeref ve itibarın korunması hakkı kapsamında incelenmiştir.
  2. Anayasa Mahkemesi, C.K. kararında 04.05.2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 9. maddesine dayanan içeriğin yayından çıkarılması ve yayına erişimin engellenmesi yolunun internet ortamında uzun süre erişilebilir kalan
    yayınlar nedeniyle şeref ve itibarın korunması hakkının ihlal edildiği iddialarına yönelik etkili bir başvuru yolu olup olmadığını incelemiştir.
  3. 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesine dayanan internet içeriğine erişimin engellenmesi yolu kanun koyucunun internet ortamında işlenen suçlarla mücadelenin daha etkin yapılabilmesi, özel hayatın ve kişilik haklarının hızlı ve etkili bir şekilde korunması ihtiyacı nedeniyle öngördüğü özel ve hızlı sonuç alınabilecek istisnai bir yoldur (Ali Kıdık, §§ 55, 56; C.K. , § 29).
  4. Bir koruma tedbiri niteliğinde olan internete erişimin engellenmesi karan çekişmesiz yargı işlerindendir ve bu nedenle de hakim kararını dosya üzerinden, delil toplamaksızın, sınırlı bir inceleme ile vermektedir. Bu nedenle de karar ile ifade özgürlüğüne müdahale edilecek kişiler veya temsilcileri silahların eşitliği ilkesinden faydalanamamaktadır. Dahası 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesinde internet erişiminin engellenmesi kararından sonra kararın geri alınmasına ilişkin mekanizmalar öngörülmemiştir ve bazı durumlarda erişimin engellenmesine ilişkin söz konusu tedbirin internet kullanıcılarını engellenen içeriğe belirsiz bir süreyle erişmekten alıkoyma potansiyeli vardır (Ali Kıdık, §§ 59, 60; C. K., §§ 31, 32).
  5. Dolayısıyla çekişmesiz bir dava sonucunda yayın içeriğine erişimin engellenmesi karan verilebilmesi ancak hukuka aykırılığın ve kişilik haklarına müdahalenin ilk bakışta anlaşılacak kadar belirgin olduğu ve zararın süratle giderilmesinin zaruri olduğu hallerde mümkündür. Böyle durumlarda ilk bakışta ihlal doktrini internet ortamında yapılan yayınlara karşı kişilik haklarının hızlı bir şekilde korunması ihtiyacıyla ifade hürriyeti arasında adil bir denge sağlayacaktır (Ali Kıdık, §§ 62, 63, C. K. , § 33).
  6. Yukarıda yer verilen tespitler çerçevesinde Anayasa Mahkemesi, 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesinde yer alan usulün işletilebilmesi için içeriğin internet ortamında uzun süredir erişilebilir olmasının tek başına yeterli bir neden oluşturmadığı sonucuna varmıştır (C. K., § 41).
  7. Bununla birlikte Mahkeme; İnternet ortamının sağladığı ulaşılabilirlik, yaygınlık, haber ve fikirlerin depolanmasındaki ve muhafazasındaki kolaylık dikkate alındığında yayın içeriğinin İnternet ortamında uzun süre erişilebilir kalması halinde başvurucu bakımından toplumda sürekli olarak bir ön yargının ve özel hayatına müdahalenin oluşması ihtimalini de göz ardı etmemiştir. Anayasa Mahkemesi bu tür durumlarda çelişmeli dava yollarının daha yüksek başarı şansı sunabilecek, kullanılabilir ve etkili başvuru yollan olduğu sonucuna varmıştır (C. K., §§ 34-37).
  8. Somut olayda başvurucunun şikayetine konu olan yayınlar İnternet haber arşivlerinde yer alan bazı haberlerdir. 2001 yılına ait haberler bir cinayet olayı ve bu olaya yönelik ceza yargılaması hakkındadır. Haberlerde bir Devlet Hastanesinin eski Başhekiminin, eşi ile ilişkisi olduğu öne sürülen başvurucuyu öldürtmek için kiralık katil tuttuğuna, kiralık katilin başvurucu yerine yanlışlıkla başkasını öldürdüğüne yönelik iddianamede yer alan olaylar ve yargılama süreci hakkında bilgilere yer verilmiştir.
  9. Başvurucu 2014 yılında, 2001 yılında yapılan bu haberlere erişimin engellenmesi talebinde bulunmuştur. Başvurucunun kişisel verilerin işlenme amacının dışında kullanıldığına yönelik bir şikayeti de bulunmamaktadır. Dolayısıyla başvurucu, yayın içeriğinin internet ortamında uzun süre erişilebilir kalması nedeniyle şeref ve itibarına yapılan müdahalenin 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi gereği çelişmeli bir yargılama yapılmadan, gecikmeksizin ve süratle bertaraf edilmesi ihtiyacını ortaya koyabilmiş değildir.
  10. Başvurucunun ortaya çıktığını iddia ettiği zararın giderimi için uyuşmazlığın esasına dair ve somut başvuru açısından koşullara göre sulh ceza hakimliklerinin görevinde bulunan içeriğin yayından çıkarılması dışındaki daha etkili diğer koruma yollarına başvurmadığı anlaşıldığından Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için tüm başvuru yollarının tüketilmesi koşulunun yerine getirildiği söylenemez.
  11. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik koşullan yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

VI. Hüküm

Açıklanan gerekçelerle;
A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli tutulması talebinin KABULÜNE,
B. Şeref ve itibarın korunması hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 12/9/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Hakkımızda
Ticaret hayatının dijitalleşmeye başlaması ile riskler de dijital ortamdan kaynaklanmış ve veri güvenliği önem kazanmıştır. Bu kapsamda siber saldırıların ve açıkların yanı sıra şirketlere ve kişilere ilişkin verilerin internet ortamında ulaşılabilir olması ile ticaret ve özel hayatın korunması yani veri gizliliği ihtiyaç haline gelmiştir.

DEVAMI

Gizlilik ve Kullanım
Verko İletişim

Ofisim İstanbul İş Merkezi Tugay Yolu Cad. No:20 B Blok Kat:7 D:39 Cevizli / Maltepe / İstanbul

0(216) 418 21 25
0(535) 344 36 32
0(535) 344 36 64

info@verko.com.tr

Open chat