Yargıtay 5. Ceza Dairesi

Esas Numarası: 2014/10479

Karar Numarası: 2018/4622

Karar Tarihi: 21.06.2018

Özet: Dava; kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydetme ve tefecilik suçlarına ilişkindir. Üçüncü kişilere ait nüfus cüzdanı fotokopilerinin, bu kişilerin rızaları dışında hukuka aykırı olarak ele geçirilip sanığın işyerinde bulundurulduğuna dair bir iddia bulunmadığı gibi, nüfus cüzdanı sahiplerinin ifadelerinde kendi rızaları ile birtakım hukuki işlemler nedeniyle nüfus cüzdanlarını verdiklerini beyan etmeleri karışısında sanığın unsurları oluşmayan hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek suçundan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi bozma nedenidir. Ödünç para aldıklarını belirten kişilerin ifadelerinde parayı diğer sanıkdan aldıklarını beyan ettikleri gibi bu kişiler hakkında başlatılan icra takiplerinin de diğer sanık tarafından yapılmış olması hususları gözetilmeden, sanığın eylemlerine ne şekilde iştirak ettiği gerekçeleriyle tartışılıp gösterilmeden yetersiz gerekçe ile tefecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması bozma nedenidir.

Dava: Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Karar: Başvurularının kapsamına göre incelemenin, katılan Hazine vekilinin sadece tefecilik suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine, O yer Cumhuriyet Savcısının sanık … hakkında tefecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne, müdafiin ise her iki suçtan sanıklar hakkında verilen tüm mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verilerek yapılan incelemede;

1) Sanık … hakkında kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydetme suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, CMK’nın 231/12. maddesi karşısında itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, aynı kanunun 264. maddesi hükmü de gözetilerek temyiz dilekçesinin itiraz mahiyetinde kabulüyle dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE,

2) Sanık …’e yüklenen kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydetme suçundan doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılan Hazinenin usulsüz olarak bu suç yönünden de davaya katılmasına karar verilmesi hükmü temyiz hakkı vermeyeceğinden vekilinin temyiz itirazlarının 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 Sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

3) Sanık … hakkında kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydetme suçundan verilen mahkumiyet hükmü ile her iki sanık hakkında tefecilik suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık …’e yüklenen tefecilik suçu yönünden yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

a) Sanık … ile hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan sanık …’e ait ortak işyerinde, üçüncü kişilere ait çok sayıda nüfus cüzdanı fotokopisinin hukuka aykırı olarak saklandığı iddiasıyla ilgili olarak mahkemece kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi suçundan sanık … hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; TCK’nın 135. maddesinde düzenlenen “Kişisel Verilerin Kaydedilmesi” suçunun konusunu oluşturan kişisel veri kavramından, kişinin, yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunmadığı, istediğinde başka kişilere açıklayarak ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı, herkes tarafından bilinmeyen ve/veya kolaylıkla ulaşılması ve bilinmesi mümkün olmayan, kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan, kişiyi toplumda yer alan diğer bireylerden ayıran ve onun niteliklerini ortaya koymaya elverişli, gerçek kişiye ait her türlü bilginin anlaşılması gerektiği, belirli veya belirlenebilir bir kişiye ait her türlü bilginin, hukuka aykırı olarak kaydedilmesi gerektiği gözetildiğinde; üçüncü kişilere ait nüfus cüzdanı fotokopilerinin, bu kişilerin rızaları dışında hukuka aykırı olarak ele geçirilip sanığın işyerinde bulundurulduğuna dair bir iddia bulunmadığı gibi, nüfus cüzdanı sahiplerinin ifadelerinde kendi rızaları ile birtakım hukuki işlemler nedeniyle nüfus cüzdanlarını verdiklerini beyan etmeleri karışısında sanık …’in, unsurları oluşmayan hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek suçundan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,

b) Anayasanın 141, 5271 Sayılı CMK’nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının; herkesi tatmin edecek, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtayın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğünün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin ve değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği nazara alınmadan, ödünç para aldıklarını belirten kişilerin ifadelerinde parayı sanık …’den aldıklarını beyan ettikleri gibi bu kişiler hakkında başlatılan icra takiplerinin de sanık … tarafından yapılmış olması hususları gözetilmeden, sanık …’in …’in eylemlerine ne şekilde iştirak ettiği gerekçeleriyle tartışılıp gösterilmeden yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hakkında tefecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,

Kabule göre de;

1. Her iki sanık hakkında tefecilik suçu yönünden kurulan hükümlerde;

a) TCK’nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun, kazanç elde etmek amacıyla borç para verilmesiyle oluşacağı, bunun meslek haline getirilmesinin veya düzenli bir şekilde yapılmasının suçun unsurları içerisinde yer almadığı, aynı kişiye farklı zamanlarda veya birden fazla kişiye faiz karşılığında para verilmesi halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanacağı, iddianame ve dosya kapsamına göre de sanıkların suç tarihlerinde birden fazla kişiye kazanç karşılığı ödünç para verdiği mahkemece de kabul edildiği halde yazılı şekilde TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,

b) 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 Sayılı Kanun’un 81. maddesiyle 5275 Sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması halinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasını ödememesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,

2. Sanık … hakkında tefecilik suçundan kurulan hükümde;

a) TCK’nın 62. maddesi uyarınca takdiri indirim yapılması sırasında hesap hatası sonucu sonuç cezanın 2 yıl 1 ay yerine, 1 yıl 13 ay şeklinde eksik belirlenmesi,

b) Sanık hakkında sonuç cezanın 2 yıldan fazla tayin edildiği gözetilmeden ertelenmesine karar verilerek TCK’nın 51/1. maddesine muhalefet edilmesi,

3) Tüm mahkumiyet hükümleri yönünden kurulan hükümlerde;

a) 2009 yılı ve öncesi olan suç tarihinin ”28.09.2008-31.03.2009” olarak gösterilmesi,

b) TCK’nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 karar sayılı ilamı doğrultusunda uygulanması lüzumu,

Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafii, katılan Hazine vekili ve O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Hakkımızda
Ticaret hayatının dijitalleşmeye başlaması ile riskler de dijital ortamdan kaynaklanmış ve veri güvenliği önem kazanmıştır. Bu kapsamda siber saldırıların ve açıkların yanı sıra şirketlere ve kişilere ilişkin verilerin internet ortamında ulaşılabilir olması ile ticaret ve özel hayatın korunması yani veri gizliliği ihtiyaç haline gelmiştir.

DEVAMI

Gizlilik ve Kullanım
Verko İletişim

Ofisim İstanbul İş Merkezi Tugay Yolu Cad. No:20 B Blok Kat:7 D:39 Cevizli / Maltepe / İstanbul

0(216) 418 21 25
0(535) 344 36 32
0(535) 344 36 64

info@verko.com.tr

Open chat