Yargıtay 15. Ceza Dairesi

Esas Numarası: 2019/1720
Karar Numarası: 2019/3714
Karar Tarihi: 11.04.2019

Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi

Suç: Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek ve yaymak

Hüküm: Beraat

Sanıklar **** ve **** hakkında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek ve yaymak suçlarından verilen beraat hükümleri katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Sanık ****ın öncesinde İskitler Ziraat Bankası Müdürü iken tanıdığı Ziraat Bankası Heykel Şubesi Müdürü ****un iş yerine 2010 yılı Temmuz ayında giderek “ABD’de yaşayan kardeşi **** hakkında TADOC, Cumhuriyet Başsavcılığı ve MASAK tarafından maddi varlığına ilişkin soruşturma yapıldığını, bunun neticesinde kardeşi ****un hapis cezası dahil ciddi cezalar alabileceğini, eğer ciddi miktarda para verildiği takdirde tanıdıkları vasıtası ile dosyayı kapattırabileceğini ” söyleyerek katılan ****dan para talep ettiği, katılan ****un bu iddia ve talebi başlangıçta ciddiye almadığı, ancak bu olaydan 3 – 4 ay sonra sanık ****ın bu kez Kaçakçılık ve Organize Suçlar Daire Başkanlığı Teknik Takip ve İzleme Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapana sanık **** ile katılan ****un kardeşi ****a ait adres bilgileri, yurt dışı giriş – çıkış kayıtları, şirket bilgilerini katılan ****a vererek durumun ciddi olduğunu, istediklerini yapmadığı takdirde başlarına büyük işler açılacağını söyleyerek korku ve endişe yaratarak ayrıldığı, bu olaydan yaklaşık 1 ay kadar sonra sanık ****ın tekrar katılan ****in çalıştığı bankaya giderek bu kez Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve TADOC tarafından kardeşi Güven ile birlikte ortağı olduğu Favori Madencilik ile ilgili ciddi soruşturma olduğunu söyleyerek miktar söylemeksizin bu dosyayı menfaat karşılığı kapatacağını söylediği, ayrıca sanık ****ın katılan ****a söylediği iddiaları katılan ****un Ordu Akkuş ilçesinde diş hekimi olarak görev yapan kardeşi katılan ****u 2010 yılı sonlarında telefon ile arayarak kardeşi **** ile birlikte İstanbul’da evinde kaldığı Hayrettin Ertekin hakkında Kaçakçılık Daire Başkanlığınca soruşturma olduğunu ve bu soruşturma dosyasında kendisinin isminin geçtiğini, bu dosyadan menfaat karşılığı adını çıkartacağını söylediği, bu görüşmeden bir kaç gün sonra katılan ****un sanık ****ı arayarak söylediği hususları avukatı vasıtası ile takip edeceğini söylemesi üzerine sanık ****ın telefonu kapattığının iddia edildiği olayda,

1. Sanıklar hakkında kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan ve katılan ****a yönelik nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun maddi konusunu oluşturan “kişisel veri” kavramından, kişinin, yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunmadığı, istediğinde başka kişilere açıklayarak ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı nüfus bilgileri (T.C. kimlik numarası, adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, anne ve baba adı gibi), adli sicil kaydı, yerleşim yeri, eğitim durumu, mesleği, banka hesap bilgileri, telefon numarası, elektronik posta adresi, kan grubu, medeni hali, parmak izi, DNA’sı, saç, tükürük, tırnak gibi biyolojik örnekleri, cinsel ve ahlaki eğilimi, sağlık bilgileri, etnik kökeni, siyasi, felsefi ve dini görüşü, sendikal bağlantıları gibi kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan, kişiyi toplumda yer alan diğer bireylerden ayıran ve onun niteliklerini ortaya koymaya elverişli, gerçek kişiye ait her türlü bilginin anlaşılması gerektiği nazara alındığında,

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçundan ve katılan ****a yönelik nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından dolayı doğrudan zarar görmediği anlaşılan katılan ****un davaya katılma hakkının bulunmadığı, hatalı olarak atılı suçlardan zarar gördüğünün kabulü ile davaya katılmasına karar verilmiş olmasının hükmü temyiz yetkisi vermeyeceği anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE,

2. Sanıklar ****, **** hakkında katılan ****a yönelik nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Katılan ****, sanık **** ile ilgili olarak Amerika’da doktor olan kardeşi ile ilgili orada ve Türkiye’de tahkikatlar yapıldığını ve diğer aile bireyleriyle ilgili de bu işlemin yapıldığını başlarına kötü bir şeyler gelebileceğini söyleyerek ve araya tanımadığı polisleri de katarak sanki haklarında gerçekten gizli bir soruşturma yürütülüyor imajını da yaratarak para sızdırmaya çalıştığını ileri sürmüş ve sanıklarla ilgili bu nedenle nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan dava açılmış ise de, katılan ****un ifadesinde açıkça belirttiği gibi sanık ****ın para talep ettiği ama miktarı konuşmadığını, onun ileri sürdüğü iddiaların doğru olmadığı için ilgi göstermediğini belirtmesi karşısında; bu iddianın bir an doğru olduğu kabul edilse bile **** tarafından ciddi alınmadığı, bu konuda herhangi bir hileli davranış sergilenmediği, muhatabı aldatmaya yönelik herhangi bir fiilin gerçekleşmemiş olduğu, bu haliyle dolandırıcılık suçunun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı, sanık **** ile ilgili dolandırıcılık iddiasına konu hadisenin onun sanık ****la fikir ve eylem birliği içinde olduğuna ilişkin dosyada delil mevcut olmamakla birlikte bu fiilin asıl faili olan **** yönünden dolandırıcılık suçuyla ilgili yasal unsurları oluşmadığı ifade edildiğinden aynı kabulün diğer sanık **** hakkında da geçerli olacağı gerekçelerine dayanan mahkemenin beraat yönünde kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sanıkların atılı suçu işlediğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 11.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Hakkımızda
Ticaret hayatının dijitalleşmeye başlaması ile riskler de dijital ortamdan kaynaklanmış ve veri güvenliği önem kazanmıştır. Bu kapsamda siber saldırıların ve açıkların yanı sıra şirketlere ve kişilere ilişkin verilerin internet ortamında ulaşılabilir olması ile ticaret ve özel hayatın korunması yani veri gizliliği ihtiyaç haline gelmiştir.

DEVAMI

Gizlilik ve Kullanım
Verko İletişim

Ofisim İstanbul İş Merkezi Tugay Yolu Cad. No:20 B Blok Kat:7 D:39 Cevizli / Maltepe / İstanbul

0(216) 418 21 25
0(535) 344 36 32
0(535) 344 36 64

info@verko.com.tr

Open chat