Yargıtay 12. Ceza Dairesi

Esas Numarası: 2019/2123
Karar Numarası: 2019/4450
Karar Tarihi: 03.04.2019

Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi

Suçlar: Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, iftira, hakaret

Hükümler

1. Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan dolayı TCK’nın 136/1, 53/1-3. maddeleri gereğince iki kez mahkumiyet,

2. İftira suçundan dolayı TCK’nın 267/1, 43/1, 269/2, 53/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet,

3. Hakaret suçundan dolayı TCK’nın 125/2. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 125/1, 125/4, 43/1, 53/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet

Sanığın verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan iki kez mahkumiyetine ilişkin hükümlerin sanık müdafiinin temyiz istemine dayalı olarak yapılan incelemesi sonunda; “… Sanık ****in, Afyonkarahisar Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı olan katılan mağdur **** hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için, Başbakanlık İletişim Merkezi’ne (BİMER’e) elektronik ortamda gönderdiği dilekçelerde, kendi ismini gizleyip, hiç tanımadığı mağdur ****in adı, soyadı ve T.C. kimlik numarası ile katılan mağdur **** adına kayıtlı GSM numarasını rastgele kullanması eylemlerinin sübut bulduğuna, sübut bulan eylemlerin verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğuna, temel cezaların asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesine ilişkin yerel mahkemenin kabulünde dosya kapsamına göre bir isabetsizlik görülmemiştir. TCK’nın 136/1. maddesinde bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörülmüş iken, anılan maddede, suç tarihlerinden sonra ve karar tarihinden önce 06.03.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 4. maddesi ile yapılan değişiklikle ceza miktarının iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası olarak belirlenlenmiş olması karşısında, TCK’nın 7/2. maddesi gereğince, suçun işlendiği zamandaki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanması ve her iki kanuna göre hükmedilecek sonuç cezalar belirlendikten sonra sanığın lehine olan kanunun tespiti ile lehe kanunun bir bütün halinde uygulanması ve bu durumun kararın gerekçesine yansıtılması suretiyle hükümler kurulması gerektiği gözetilmemiş ise de, asgari hadden uzaklaşılarak tayin edildiği açıklanan temel cezaların 1 yıl 3 ay hapis cezası olarak belirlenmesi nedeniyle yerel mahkemece suç tarihlerindeki lehe düzenleme uyarınca uygulama yapıldığı ve 6526 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile yapılan değişikliğin sanık aleyhine sonuç doğuracağı açıkça anlaşıldığından, bu husus bozma nedeni olarak kabul edilmemiştir. Sanığın birbirine yakın zaman dilimi içerisinde ve bir suç işleme kararının icrası kapsamında gönderdiği 03.09.2012 ve 01.11.2012 başvuru tarihli iki ayrı dilekçede mağdur ****in kişisel veri niteliğindeki adı, soyadı ve T.C. kimlik numarasına yer vermesi nedeniyle zincirleme suç koşullarının oluştuğu ve mağdur ****e yönelik verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan dolayı hükmedilen temel cezada TCK’nın 43/1. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle sanığa eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma sebebi sayılmamıştır…” biçiminde eleştirilerek onanmasına dair Dairemizin 14.12.2016 tarihli, 2015/9422 esas, 2016/13359 karar sayılı ilamının A harfi ile gösterilen bölümüne, sanığın sübut bulan eylemlerinin TCK’nın 43/2. madde ve fıkrası kapsamında değerlendirilip, sanık hakkında zincirleme şekilde verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan tek bir mahkumiyet hükmü kurulması yerine mağdur sayısınca iki kez verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkumiyet kararı verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz edilmekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesine 02.07.2012 gün ve 6352 sayılı Kanun’un 99. maddesine eklenen (3). fıkra uyarınca itiraz konusu değerlendirildi:

02.07.2012 gün ve 6352 sayılı Kanun’un 99. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesine eklenen (2) ve (3). fıkra hükümleri uyarınca itiraz konusu değerlendirilip, önceki kararda değişiklik yapılmasını gerektiren herhangi bir nedenin bulunmadığı anlaşıldığından, dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Hakkımızda
Ticaret hayatının dijitalleşmeye başlaması ile riskler de dijital ortamdan kaynaklanmış ve veri güvenliği önem kazanmıştır. Bu kapsamda siber saldırıların ve açıkların yanı sıra şirketlere ve kişilere ilişkin verilerin internet ortamında ulaşılabilir olması ile ticaret ve özel hayatın korunması yani veri gizliliği ihtiyaç haline gelmiştir.

DEVAMI

Gizlilik ve Kullanım
Verko İletişim

Ofisim İstanbul İş Merkezi Tugay Yolu Cad. No:20 B Blok Kat:7 D:39 Cevizli / Maltepe / İstanbul

0(216) 418 21 25
0(535) 344 36 32
0(535) 344 36 64

info@verko.com.tr

Open chat